1 Temmuz 2011 Cuma

işte yine döndüm

Uzun bir aradan sonra sonunda yine blog sayfama dönüş yapabildim hayatımın her karesinden online olmak için sanırım twitoma-faceime-fazla yoğunlaştım şimdi bide liveprof diye bişey çıktı durmadım ondanda açtım ama baktım ki şarjımı çok çabuk bitiriyor hemen sildim..evet bende konu dolu ama şuanda şirkette olduğum için çalışmam gerekiyor burda yazı yazmak yerine buakşam yada yarın engeç yazılarıma başlıcam...

26 Ocak 2011 Çarşamba

sosyalliğe doyumsuzluk

sosyal hayatım twitoş,feyzbuk,mesene,blööğğkırdan ibaret derken dedim ki; sadece internet hayatın sosyal kızım bu seni kesmez.. bişiler daha yapman lazım! Haftasonları deli gibi gezip tozmak kuruçeşmelerden evin yolunu zor bulmakta yetmez hafta içi işten çıktıktan sonrada bişiler yap! Genelde 9 gibi gelsemde gözümü kapıyana kadar gün bitmemiştir benim için. Yoğun istek üzerine 9 dan sonra ki saatimide spora ayırarak değerlendirmeye kadar verdim...Evet şimdi geriye dönüp baktığımda hayatımın planını çıkardığımda; internet hayatım var,her taşın altında benim adım yazılı:) sonra genel hayatıma baktığımda; haftaiçi iş+ spor derken haftasonuda evsiz gibi sabah çıkıp gecenin bi saatine kadar gezip tozup günümü bitirdiğime göre artık hayatın her alanında sosyal olmuşum...bu kadar enerji nerden geliyor? Ben kimim? Dolly keçileri kaçırdı diye düşündüm ama sonra ''düşünüyorum öyle varım..'' dedim kendime ve aynen yola devam kararı aldım..Ben meğersem buymuşum, sosyaliğe doyumsuzmuşum...

14 Ocak 2011 Cuma

ingilizce bilmeyen ingiliz...

Hep bir fransız havam olsun isterdim fransızca konuşmak kontes gibi olmak isterdim..en sevdiğim en çok görmek istediğim yerde paris'dir nedense? oraya bilmediğim gitmediğim halde gizli bi hayranlığım var.. ama zaman geçtikçe kendimde manyakça bişey keşfettim..parise olan hayranlığımdan dolayı fransızca bilmediğim halde bişeyler öğrenip konuşmak yerine ingilizceyi net bilmediğim halde deli deli ingilizce konuşuyorum.. ör: oh my god!!what do u say meeeennnn.... falan demeler... hi! dude,what's up mami?....daaaaaddddddyyyy what's going on? bu neeeeee yaaaa ağzımda dolanan bu manyakça laflarda ne? konuşmayı bilmem ama gayet güzel ingilizce saçmalayabiliyorum bunu öğrendim... artık türkçeme dikkat etmek istiyorum türkçe bilen bi türk olsam iyi olucak...

6 Ocak 2011 Perşembe

zaman nereye koşturuyor?

zamanda bir telaş koşturup duruyor sanki ama nereye yetişmeye çalışıyor bir türlü anlamıyorum o evrak,bu döküman,şu dosya derken güm akşam olmuş,hop eve gel pat küt yemek ye ayyyy yoruldum hadi yat..ayy elim uyuşuyormu ne dur şutarafa döniyim derken gözüne gözüne giren ışık meğersem sabah olmuş langur lungur..nooolllluuuuyyyyoooorrr???? kim nereye kaçıyor kim neden kovalıyor biri banada açıklasın artık takvimi elimden düşüremiyorum o gün geçti bu günde bitti demekten...benim acelem yok hayrola senin ne acelen var eyyy zaman...

iş arkadaşım,oksijen paylaşımım...

Benim bir iş arkaşım var... büyük harflerle yazıp küçük harflerle konuşmayı çok iyi bilen hatta bazen kendi sesini bile duyduğundan şüphe ettiğim bir kişiliğe sahip.. yada annem evde çok sesli konuştuğundan artık bana küçük harfler sessiz harf gibi gelmeye başladı.. neyse.. iş arkadaşımla kocaman bir günü paylaşmak güzel çünkü bana genelde hiç kızmıyor,oturtuyor oturtuyor ve tam günü yarılamışken 2 günde bitmesi gereken bi işi bir kaç saat içinde yapmamı istiyor bende alıştım artık önceleri ve herzaman söylenerek yapıorum sürekli şikyet ediyorum ama o yine de bana kızmıyor,beni takmadığından mı yoksa çok sevdiğinden mi henüz anlıyamadım...gerçi sakin bi kişilik yani en azından şimdilik yani bana katlandığına göre ve hala sakin olduğuna göre herhalde sakin ama sesli biri sanırım:) o benim oksijen paylaşımım... yeni bi isim taktım ona gübremmmmmmmmm:)

24 Aralık 2010 Cuma

HAYAT İŞTE BU KADAR BASİT...

bu manzarada oturmayı, tarlada gezip ayçiçeği toplamayı özledim...BEN olmayı özledim....

18 Aralık 2010 Cumartesi

beynimde yarım kalanlar..

o kadar fazla ki düşündüğüm şeyler daha birtanesine çözüm bulamazken yeni birgünde yeni yeni düşünceler daha türüyor bi önceki yarım kalıyor..böyle böyle birikti beynimde bir sürü düşünce artık çözüm bulmaya bile çalışmıyorum çünkü taşıyamıyorum ağır gelmeye başlıyor bizaman sonra..aslında ne için bukadar düşünce bilmiyorum bigün hiçbirine ihtiyacımız olmucak nasılsa aslında çok ileriye baktığında sadece düşünce değil hiçbirşeye ihtiyacın olmucak gidiceğin yerde..tuhaf ya hayat bi deli ben bi akıllı idare edicez artık:)