15 Kasım 2010 Pazartesi

yine gitti,mutluluğum yine bitti...

hep bigün askere gitse de bende rahat etsem derdim..ama görünen o ki bana bu kadar kardeş özlemini yaşatabileceğini sanmamıştım.. aslında 3 erkek onlar,onlar benim 2kardeşim 1 abiğim.. ama bende sadece bitanesi çok daha kıymetli aslında hiç anlaşamadığımdı o.. ama şimdi de en sevdiğim o... izine geldi ve gitti.. gözümü açtığımda bisabah karşı yatakta uyuyan birini gördüm bi baktım o evet en yakışıklı kardeşimdi karşımdaydı 8 ay sonra karşımda uyuyordu.. onu gördüğümde ilk tepkim huzurlu bir gülümseme oldu ve içime sinen sakinlikle şimdi daha güzel uyurum çünkü herkes tamam dedim.. sonra yeniden uyandığımda bişey farkettim!biz ne kadar birbirimize kızsakta sinirlensekte 3ümüz bi fidanın güller açan dalıyız:)abicim sende odalın en büyük parçasısın merak etme:)

işte benim 3üzüm:)

27 Ekim 2010 Çarşamba

yorucu günler

yorucu günler,koşturmalar,telaş şu bu derken bittiğimi düşünüyordum ama sonra başka bi pencereden bakmak aklıma geldi.. odamda 3 kişi kalkıyorum sünter,ayçi ve dolly.. sürekli dağınıklıktan söylenen sünter onu kaale almayan ayçi ve dolly internet kahve sigara sohbetin dibine vurduk... ayçi ferrari ismini taktığı erkana (kardeşime) sürekli ferrarri gazlada görelim, erkan benimle dans edermisin düğünde, erkan ben bodrum hiç bikiniyle dans etmedim, örrrrkkaaannn diye cıvık cıvık laflar, birbirlerine söyledikleri garip kelimelerle yorgunluk morgunluk kalmadığını hissediyorum..kah kah gülesim var şak diye ölesim var cümlesini yaşıyorum şu günlerde.. renkli bi aileyiz biz evet kırmızı, mor, siklemen, turkuaz gibi rekli bir aile... güzel bişeyler söylemem için bana baskı yapan ayçi sürekli şikayet ediyor.. ışığı kim söndürcek, yastağımı naptınız, bilgisayarımın fişi takılmalı, dolly karnım ağrıyor, acıktım,tuvaletim var, midem bulanıyor, ay fenalaşıyorum, dolabımın üstünde duran plates topu üstüme düşücek diye ödüm patlıyor,kendini ingiliz sanmalar, canım bişey yapmak istemiyor, kaçgündür kendinde eksik olan bişeyler hissetmeleri, fotoğrafçı tripleri, herkesi eleştirmeleri, kendini arto sanmaları, sürekli çiğdem çiğdem diye beni rahatsız etmeleri, iki kişilik yatakta yayılıp ortalığı işgal etmesi, dedikodu malzemesi çıkıp çıkmıcağını merak etmeleri beni bitiyor artık.. ama düğün yaklaştı 3 gün sonra odamda tekbaşıma oturucağımı düşündükçe bunlara bile katlanmak güzel sanki..

6 Ekim 2010 Çarşamba

dolly'nin sevdikleri:)

en sevdiği FİLM: Kuzuların sessizliği,
en sevdiği MÜZİK: işte kuzu kuzu geldim(tarkan),
en sevdiği AKTRİST: abiye kuzu,
en sevdiği YİYECEK: kuzu kavurma,
en sevdiği İÇECEK: koyun sütü,
en sevdiği OT: kuzu kulağı,
en sevdiği TEKERLEME: kuzu kuzu meeee, bin tepeme, hadi gidelim hacı neneme,
en sevdiği parfüm: tezekorant(biçeşit deodorant),
en sevdiği kişi: kuzusunun kuzisi:)

28 Eylül 2010 Salı

en sevdiğim,rahatladığım,sakinleşmeme yardımcı cümlerlerim..

A) bi çarpıcam şimdi elimin tersiyle,
B) kes bana cevap verme,
C) manyakkkkkkkk,deliiiiiiii,hastaaaaaa...(bağırarak),
D) wc'deyim canım ruhumu temizliyorum,
E) sana hesap mı vericem len sen kimsin?,
F) hayır anne!!!bugün evi toplamak,bulaşık yıkamak,ütü yapmak İSTEMİYORUM BEEEEEE.....
G) ay çikolata yiyelim ama kahveyle beraber...
H) yemeğin yanında birer kadeh şarap mı alsak kızlar?
I) allahım sana şükürler olsun harika bi aileye sahip olduğum için, şimdi ki durumumda olduğum için, ailemi bana bağışladığın için..aminn.
İ)ben sinirli biri değilim çıldırtma beni lenn yada lan farketmez..

Dünya telaşı yada dünya'NIN telaşı MI demeliyim?..

hangisini söylesem acaba dünya telaşımı? Dünya'nın telaşımı? sanırım her ikiside... ne için bukadar koşuşturma? yada kim için? neden insanlar sürekli bişeylerle koşturuyorlar zamandan,işten, özel hayattan, aileden, arkadaşlardan,herşeyden neden sürekli şikayet eder ki insanlar niye bu memnuniyetsizlik...aslında okadar şikayetler okadar telaşlar nekadar yersiz... neden mi çünkü erkek için; büyücek, okula gidicek, sonra hemen askere, geldiği gibi iyi bir iş sahibi olucak, sonra gönlünü eğlendirip bitakım şeylere doyucak, evlenicek akabinde tabi, sonra çocuk yapıcak eve bakıcak, arada bi başkalarına da gözü yada gönlü kayıcak, derken çocuğu büyücek ona iyi bi gelecekle uğraşıcak ve onun başından geçenlerin aynısının çocuğununda başından geçmesini izlicek ve ölücek..; kadın için ise; büyücek, okucak, iyi bir bulucak, sonra koca derdine düşücek,sonra çocuk yapıcak herşeyi bırakıp yeni yaşamı öğretmeye çalışıcağı çocuğu onun dünyası olucak, sonra derken oda kendi başından geçenleri çocuğunun da geçmesini izlicek torun tombalak derken ölücek... bakın aslında herşey aynı telaşa gerek yok yada bişeylerden şikayet etmeye sonuç hep aynı olucak.... buyüzden dünya telaşımı yoksa dünyanın telaşımı( amma çok şey var halletmem gereken) demeliyim diye kararsız kaldım..

13 Eylül 2010 Pazartesi

dolly den sevgilerle..

ayçimmmmm.... ben artık yine yine yine yine yenidennnn dollyim:)